Basit olanın güzelliğine inanmak istiyorum.Belirsizlik ve karmaşa arasındaki farkları yeterince analiz edemediğimden olsa gerek içinde olduğumun hangisi olduğu konusunda kesin bir karar veremiyorum.Sanırım karmaşadan garip biçimde hoşlanıyorum,fakat belirsizlik canımı sıkıyor.O halde huzursuz hissetmemin sebebi hayatımdaki karmaşa değil belirsizlik.Zaten hayatımda bir karmaşa yaratmaya yetecek kadar fazla eleman yok.
Bir üstteki paragrafta aynı kelimeleri sıklıkla tekrar etmiş olmam ne kelime haznemin boyutuyla ilgili ne de edebiyat konusundaki yeteneğimin seviyesiyle.Söylediğim gibi basit olanın güzelliğine inanmak ve gayet tabi onu yaşamak istiyorum.Bu zamana kadar yazdığım her şeyde,puslu kelimeler kullanmaya dikkat ettim ki arkalarına olabildiğince fazla anlam saklayabileyim.Fakat daha sonra fark ettim ki anlatmak istediklerimin netliği daha önemli.Kompleks ve uzun cümleler kurmanın havalı olduğu fikri hala bana mantıklı gelse de sadeliğimi olabildiğince korumaya gayret edeceğim,en azından bu seferlik.Bu seferlik beni anlamanız için gayret göstermenizi sağlamanızı gerektirecek yöntemlere başvurup,gizemliliğimi,derinliğimi korumaya çalışmak yerine gizemli ve derin görünmeye çalışmadığımı mamafih içimdekini anlatmanın tek yönteminin bu görüntüye yol açtığını net bir şekilde anlamanızı sağlamaya çalışacağım.
Bir yerden başlamak gerekirse,sizden başlamak istiyorum.Aslında bizden başlamak istiyorum.Siz ve benden.İnsanlar...Hakkımızda yazacağım her şey bir miktar da olsa doğru olacaktır.Çünkü biz yazıyı bulanlarız.Çünkü biz kullandığımız tüm kelimelerin karşılıklarını ortaya koyanlarız.Onları sahneye koyanlarız ki kelimeler bu biçimde anlam kazanır,hepsi yaşanmıştır,yaşanacak olanları anlatmak üzere hazır beklerler.Ama kolaya kaçmayacağım aksine zor olanı yani dürüst olmayı deneyeceğim ve hakkımızda gerçekten ne düşündüğümü zihinleri fazla bulandırmadan anlatmaya çalışacağım.İnsanlar...Aklıma hakkımızda gelen ilk şey "hayal kırıklığı".Kendime yaşattığım ve bana hissettirdiğiniz en güçlü duygu hayal kırıklığı.
İçinizden çok azıyla bağ kurmayı başardım.Genelde kendine sorular soranlarla iyi anlaştım,sorulara verilecek yanıtları olanlar benimle iyi anlaşmak istediler.Müsade etmedim,yanıtsız kaldım,sebepsiz oldum. Sebepsizliğim amaçsızlığımın kaynağı oldu, boşluğa düştüm.Sonuçta manipüle edilmemin önüne geçmiş oldum fakat kendimi koca bir boşluğun içinde buldum ya da o koca boşluk benim içimdeydi,sonuçta değişmeyen bana verdiği acı...Doldurmayı denedim,evet.Aşk siparişi verdim,kitaplarla,filmlerle bize reklamını sıklıkla yaptığınız, o insanın hayatında hiç boşluk bırakmayan ilişkilerden bir tanesine de ben sahip olmak istedim.Üstelik iki kez denedim.İlkinde masumiyet,adanmışlık ve iyi niyet kavramlarının yeryüzündeki temsilcisine,hayatın diğer boyutunu,klasik deyişle madalyonun diğer yüzünü,tüm bu kavramlara bir damla suistimal döküp gösterdim.Aldattım,kullandım ve itiraf ettim.Buna rağmen anlayış ve saygı gördüğümde aradığımın bu olmadığını çok net anladım.İkincisinde mide bulantısının,insanın kalbinde ve beyninde,esasen ruhunda ve aklında, kalıcı değişikliklere sebep olabileceğini gördüm.Hakkında bir kelime dahi yazmayı israf olarak göreceği birisiyle ilişki yaşamak,insana gayet esaslı bir ders olabiliyor.Keşke nefretimin kaynağı olumsuz vasıflar,çok ağır hakaret kablinden sıfatlar olsaydı ama yazık ki beni bu kadar tiksindiren vasıfsızlığı ve sıfat sahibi olmak için kıçını yırtışıydı.İncindiğimi düşünmenizi istemem aksine bir sıfata sahip olmak adına egomu yükseltecek,gururumu okşayacak pek çok şeye imza attı.Sonuçta yine olmadı,ben ve boşluğum birbirimize acı vermeye devam ettiğimiz için anesteziye başvurmaya karar verdim.Zil zurna oldum,dumanaltı kaldım.Acı gitti,umutsuzluk geldi.Hüzün gitti,huzursuzluk geldi.Ayıldığımda hepsi başımda bekliyordu.İhtiyacım olan şey yine ortalarda yoktu.
Merak ettiyseniz,hala yok...
Hikaye devam edecek...
Başka bir arz-ı halimde görüşmek dileğiyle.
25 Kasım 2008
06.06